Kısacık incecik bir yoldayım

Işıklar içinde uyusunlar Cem Karaca ile

Barış Manço'nun Uzun İnce Bir Yoldayım" düetinin klibini izledim duygulandım ben kimim neden varım diye kendimi varlığı yokluğu sorgulamaya başladım.
Doğduğunu ve öleceğini bilen tek canlı insan yani bizleriz ve işin acayibi sanki hiç ölmeyecekmişiz gibi ölümsüzmüşüz gibi yaşayabiliyoruz gerçekten çok acayip çok enteresan.

Etrafımdaki insanlara bakıyorum ne kadar fütursuzca yalan söylüyorlar iftira atıyorlar yükselmek için birbiri üstüne basıp yükseliyorlar ve birbirlerini eziyorlar.

İnsan hakkına tecavüz edebiliyorlar. 

İnsan hakkını geç insana tecavüz ediyorlar. İnsan canına kast ediyorlar insan öldürüyorlar.

Bunları yapan insanlar aslında bu yaptıkları şeylerden elde ettikleri maddi kazançlarının ve manevi kazançlarının keyfini çıkaramadan öleceklerini biliyorlar.

Bunu bile bile bunları nasıl yapabiyorlar anlamış değilim düşündüm düşündüm şu iki şık aklıma geldi.

1 : İnsanlar ya bu yaptıkları şeyleri yaparken çok keyf alıyorlar eğer öyleyse insan çok tehlikeli bir varlık demektir.

2 :Yada insan çok aptal olmalı.

Umarım ikinci şık aptalızdır.

İnsanların bu vahşi hallerinden bıktım yaşlandımmı ne her şeyi bırakıp bir orman evinde insanlardan, teknolojiden, gündemden uzak bir hayat yaşamak istiyorum dünya hali ne olur ne olmaz diye bir tuşlu telefon tamam yeterde artar bile değilmi.

Bu hayalimi gerçekleştireceğim eminim.

Bir ben birde eşim doğa çiçekler kuşlar hayvanlar ve yarım kalan kendimi tamamlarım umarım.

Hiç de yapamazsam evden marekete gidiyorum diye çıkarım kaybolur giderim yaaaa...

Uyarı : Bu blog (web sitesinde) durum tespiti, genel kültür, tavsiye ve mizah (espiri) amaçlı yazılar paylaşılmaktadır. Başkaca siyasi, ticari amacı yoktur.